19 Mart 2013 Salı

AGILE MARKETING / ÇEVİK PAZARLAMA



ÇEVİK PAZARLAMA /AGILE MARKETING

Derler ki, iş dünyasının internet ayağında bir yıl, bir köpek yılı gibidir, insan hayatındaki yedi yıla karşı gelir. Yani yedi kat hızlı yaşanır. “Büyük balık küçük balığı yer” devri kapandı, şimdi “hızlı balık yavaş balığı yer”, deniyor. Çevik firma, çevik lojistik gibi terimler de iş dünyasına yabancı değil. Bu da cabası.
Her şeyin hızla değiştiği, hayatın, süreçlerin, döngülerin hızlandığı, bilgi ve iletişimin önce çıktığı piyasalarda çevik pazarlama da bir ihtiyaç haline geliyor. Firmalarımız, kendileri kadar, pazarlamalarını da çevik, çabuk, acil hale getirmeye baksalar iyi ederler, deniyor.
İngilizce’deki “Agile” terimi, yazılım geliştiricilerinin kullandığı ve şimdilerde pazarlama ekiplerine de yakıştırılan bir disiplini ifade ediyor. Firmalar, çeviklik prensiplerini öğrenip, bünyelerini buna uygun hale getirmenin yollarını arıyorlar.
Çeviklik prensipleri, başlıca şöyle özetlenebiliyor: i. Eylemden yana bir tavra sahip olmak, hemen harekete geçmeye hazır olmak, ii. Değişimlere duyarlı olup, gecikmeden karşılık vermek, iii. İnsanlar, işler ve etkileşimler olarak işbirliğine, ortak çalışmaya ehemmiyet vermek, yatkın olmak iii. Peşpeşe, adım adım hızla, aksamadan ve gecikmeden yürütülen iş döngüleriyle değerli bir şeyler ortaya koymak.
Çeviklik, gereksiz ayrıntı, ağırlık, engeller ve hareketsizlikten hızla kurtulabilmeyi, devamlı harekette olmayı, harekete her an hazırlıklı olmayı gerektiriyor.
Çevik pazarlama ekipleri, dijital araç ve imkanlardan alıp parlattıkları içgörülerden yola çıkarak, çok sayıda fikir ve seçeneklere odaklanır, bunları müşterilerden aldıkları geri beslemelerle hızla geliştirir, iyileştirir ve uygularlar. Bu sayede, ekipler, kampanyalarını peş peşe ve hızla atılan adımlarla yürütmeye bakarlar.
Çevik pazarlama, çok disiplinli bir yaklaşımı da gerektirir. Ekipteki bireyler, pazarlama, sanat ve teknoloji gibi temel yetenekleriyle farklı arka planlara sahip olmak durumundadırlar. Ancak bu sayede hızlı, çabuk ve acil davranabilirler. Çevik ekipler, gereksiz aksamalara ve yanlış anlamalara yol açan fonksiyonlar arası kopuklukların da ortadan kaldırılmasını sağlarlar.
Firmaların Çevik Pazarlamaya neden ihtiyaç duydukları sorusunu bir kaç açıdan cevaplamak mümkün:
Bir kere hız, artık önemli bir rekabet silahı oldu. Dijital ve sosyal alanda, teknolojik sıçramalar sayesinde kampanya sonuçlarını anında almak mümkün oldu. Başarı, hızlı davrananın ödülü haline geldi.
Pazarlamada hemen her şey teknolojiden nasibini aldı. Kampanyalar ve içerik yönetimi, pazarı, müşterileri ve bireyleri dinleme sistemleri, web uygulamaları, veri ve bilgi analizleri ve reklam, neredeyse tamamen dijital ortam ve araçlarla yürütülebilir oldu. Artık pazarlamacılar, yazılımcılar ve teknoloji ekipleri ve sunucuları bir arada çalışmanın gerekliliği kavradılar ve bu alanda mesafeler aldılar.
Dijital pazarlama uygulamaları, ölçme, değerlendirme, karar verme ve yönlendirme işlerini ışık hızıyla yapmayı mümkün hale getirdi. Anında alınan bilgiler, anında yeni düzenleme ve kararlara dönüştürülebiliyor.
Piyasalardaki değişimler, eskiden olduğu gibi aylar ve aylar sonra değil, yaşandığı anda izlenebilir ve ona göre yeni tepkiler geliştirilebilir hale geldi.
Çevik pazarlama uygulama ve imkanları sayesinde müşteriler de hakettikleri önceliklere ve söz söyleme imkanlarına kavuştular. Sadece firmalara yönelik olanlarla sınırlı olmayarak, kendi aralarında da görüşüp, konuşup, bilgi, fikir ve tavsiye alır verir hale geldiler.
Çevik pazarlama, müşterilerin firmaları bir anda vezir, bir anda da rezil edebilecekleri bir dünyada, artık firmalar için olmazsa olmaz bir tercih haline geldi.
Ağırdan alan, yavaş yürüyen kaybediyor, çevik, çabuk ve acil davrananlar öne çıkıyor.
Atı alan Üsküdar’ı geçmeden hızlanmakta fayda var...

Haa, bir de şu yazıyı okumakta....
Ya da şu sunuyu takipte...
Ya da şundan yararlanmakta....

1 yorum:

altinisikmurat dedi ki...

iyi günler,

bloglarınızdan yeni haberim oldu. bir kaç yazınızı okudum oldukça ilgimi çekti diğerleni de okumak için sabırsızlanıyorum. paylaştığınız güzel bilgiler için çok teşekkürler. yazılarınızdan öğrenebileceğim çok şeyler var.

size bir sorum olacak. ben bilkent üniversitesinden 2012 yazında mezun oldum. pazarlama alanında kariyer yapmak istiyorum. bazı şirketlerle management trainee pozisyonunda mülakatlara katıldım ancak sonuç elde edemedim. bir kaç aşamalı mülakatlarda hep son aşamada eleniyorum. daha iyi bir pazarlama yöneticisi adayı olabilmek için neler yapmamı önerirsiniz? kendimi bbu boş zamanlarda nasıl geliştirmeliyim? yoksa management trainee programlarından vazgeçip işe en temelden satış/pazarlama temsilcisi olarak mı başlamalıyım?