12 Eylül 2015 Cumartesi

WEATHER-BASED MARKETING / HAVAYA BAĞLI PAZARLAMA

WEATHER-BASED MARKETING / HAVAYA BAĞLI PAZARLAMA

Pazarlama faaliyetlerini hava durumuyla ilintili olarak yürütmek, yönetmek. Atmosferik olaylardaki değişmelerin müşteriler üzerindeki etkilerini dikkate alan etkin pazarlama uygulamaları geliştirmek.
Yerküreyi kuşatan hava tabakası bütün canlıların hayatlarını derinden etkiliyor. Yer kürenin her noktasındaki hava şartlarını yansıtan hava durumu ve hava tahmin grafikleri günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olduğu kadar, iş dünyasının ve pazarlama yöneticilerinin de sürekli gözetledikleri bir bilgi kaynağı haline geldi. Meteoroloji biliminde, araştırmalarında, veri işleme ve iletişim alanında yıllardır sürdürülen çalışma ve birikimler sayesinde, yerkürede en küçük coğrafî birimlere varıncaya kadar, kısa, orta ve uzun dönemli hava tahminlerinin isabet gücü önemli ölçüde arttı.
Pazarlamacılar da, hava durumu ve tahminlerinden pazarlama amaçlarıyla nasıl daha etkin olarak yararlanabileceklerini, her an değişen bu bilgileri ve öngörülen gelişmeleri kendi işlerine ve faaliyetlerine nasıl iliştirebileceklerini, müşterilerin davranışları, hayatları ve aralarındaki hava durumuyla bağlantılı etkileşmeleri, “konuşmaları” arasında kendilerine nasıl yer bulabileceklerini ciddî ve sistemli bir şekilde düşünmeye başladılar[1].
Weather targeting, weather-triggered veya weather-based advertising gibi yeni terimler ortaya çıktı. Müşterileri hava durumuna bağlı olarak bölümlendirme ve hedefleme arayışları, hava-ilintili veya hava-temelli kampanyalar, yöneticilerin pazarlama çabalarını, reklâmları, sunacakları promosyonları, müşterilerle iletişimlerini o andaki veya öngörülen hava durumuna ve tahminlerine göre düzenleme veya değiştirme gayretlerini ifade ediyor. Zorlu hava ve yol şartlarının öngörüldüğü zamanlarda dört çekerli araçları, polenlerin yayıldığı yer ve dönemlerde allerji ilaçlarını hatırlatmak gibi sıradan örneklerin ötesinde, çok sayıda uygulama örneklerine her an rastlanabiliyor.
Yiyecek içecek, giyim kuşam, seyahat, tatil, turizm, enerji, otomotive, ev ve bahçe ürünleri gibi sektörlerde hava durumunun insanların satınalma davranışları üzerinde anlamlı etkileri olduğu biliniyor. Anlık hava durumu verilerini kullanarak pazarlamacılar, insanların, müşterilerin ve tüketicilerin davranışlarındaki değişmelere göre pazarlama uygulamalarını ayarlama imkanı buluyor, daha etkili, tam zamanında, tam yerinde ve bağlamla bütünleşik mesajlar verilebiliyor[2]. Dahası, bunlar doğrudan hava durumu verilerine iliştiren otomatik, robot çözümlerle hayata geçirilebiliyor.
Havaya Bağlı Pazarlama, geçmiş, mevcut veya muhtemel hava değişikliklerine veya sıradan hava olaylarına dayalı olarak hem proaktif (öngörülere dayalı öneri ve hatırlatmalar) hem de reaktif kampanyalar (gerçekleşen hava durumunun sonuçlarıyla ilgili olarak yapılan düzenlemeler) tarzında uygulanabiliyor.
Havaya Bağlı Pazarlama’yı hayata geçirebilmek için firma ve marka yöneticilerinin öncelikle müşterilerinin hava olaylarından nasıl etkilendiklerini anlamaları, açıklayabilmeleri, gösterdikleri tipik davranışları öngörebilmeleri gerekiyor. Peşinden, bu davranış değişikliklerine ayak uydurabilmek için, müşterilere yönelttikleri sunumlarda neleri ne derecede değiştirebileceklerini tasarlamalarına sıra geliyor. Sonunda da, giriştikleri uygulamaların sonuçlarını ölçme ve değerlendirmeleri gerekiyor.
Yazlık ve kışlık ürünler hava sıcaklığıyla doğrudan ilgili. Hava durumuyla, müşterilerin araba ve ev gibi birim değeri yüksek ürün satınalma kararları arasında bir alaka olduğuna dair araştırmalara rastlanıyor. (Olumlu hava şartlarında satışlar artıyor, olumsuz durumlarda frenleniyor) Bazı firmaların çevrimiçi reklam satınalmalarında firmaların hava durumuna bağlı olarak hangi mesajları kimlere yönelteceklerine dair, frekans, miktar, yer ve zaman boyutunda otomatik çözümler üreten yazılımlar kullandıkları biliniyor.
Havaya Bağlı Pazarlama, firmalara yeni müşteri segment ve gruplarına kendilerini duyurabilme, onlarla ilişki kurabilme fırsatları da getirebiliyor.
Diğer pazarlama kampanyalarında da söz konusu olduğu gibi, havaya bağlı pazarlama çabalarında firmaların karmaşık süreç ve prosedürleri hava şartlarına göre ayarlayabilmeleri, an be an değişen, çok hızla planlanıp uygulanabilecek çözümleri çok yakından takip edebilme becerilerini geliştirmeleri gerekiyor.

WARKETING / SAVAŞLAMA (SAVAŞKAN PAZARLAMA)

WARKETING / SAVAŞLAMA (SAVAŞKAN PAZARLAMA)

Warketing, war (savaş) ve marketing (pazarlama) kelimelerinden üretilmiş melez bir terim. “Pazarlama bir oyundur ve oyunu kurallarına göre oynayan kazanır.” “Pazarlama, en iyinin kazandığı bir rekabettir.” türünden görüşler, pazarlamada belli ilkelerin ve doğru yaklaşımların uygulanması halinde başarılı olunacağı varsayımına dayanır. Bu varsayımın geçerliliği konusunda ciddî şüpheler doğabiliyor. Benzer durumlarda aynı pazarlama uygulamasını yapan firmaların hepsi başarılı olamayabiliyor. Bu varsayım, gerçek hayat sonuçlarıyla uyuşmuyor.
Warketing, (Savaşlama) işte bu anlayışın dışına çıkan bir anlayışa dayanıyor: “Pazarlama (hakkı ve haklı olananın değil) kazananın haklı olduğu bir savaştır. Bu gerçeği unutanlar kaybetmeye mahkûmdur. Kazanmak (ve haklı çıkmak) için, harikulade, saldırgan, atak, akıllı, etkileyici, şaşırtan ve hayran bırakan bir savaşçı olmalısınız.” deniyor.[1]
Kimileri insanlık tarihini “savaşlar tarihi” olarak görürler. Dünya gibi, Pazarlar da adeta bir savaş yeri. Savaşlar büyüyor, savaş alanları genişliyor! İçinde bulunduğumuz yeni pazar şartlarında üretim ve dağıtım imkânlarının genişlemesiyle bir yandan rakiplerin sayısı artıp rekabet kızışıyor, diğer yandan fethedilen bir pazar başka pazarların önünü açıyor. Pazarlama, tüketicilerin kalbini ve aklını fethetmek için ürün, marka, iletişim, fiyat ve satış gibi silahlarla yapılan bir savaşa dönüşüyor.
Bu savaşta başarılı olmak için en iyi silahlara sahip olmak yetmiyor. Giderek şiddetlenen bu büyük mücadelede doğru stratejiler oluşturmak, gelişmeleri doğru okumak, beklenmeyen olaylar karşısında hızlı bir şekilde taktik değiştirmek, atik davranmak ve yüksek bir manevra kabiliyetine sahip olmak, güçlü olmanın ve güçlü kalmanın ön şartı haline geliyor.
MediaCat'in 2005’te İstanbul’da düzenlediği Warketing konferansındaki konuşmacılardan biri olan Chin-Ning Chu, Asya'nın savaşçı felsefesini gündelik hayatta olduğu gibi iş dünyasında da stratejik düşünmenin araçlarından birisi olarak sundu. Chu, yaşamın zorluklarını birer kazanma aracına dönüştürecek taktikleri herkesin kendi kendine geliştireceğini vurguladı.
Etik, zamanlama, coğrafî özellikler, liderlik, yönetim, yenilik, ispiyonculuk, kendini bilmeyi stratejinin olmazsa olmaz unsurları olarak gören Chu, stratejiyi bir ev; etik ve ahlâğı ise evin temeli olarak düşünüyor. Zamanlamayı evrensel ve kişisel olarak ikiye ayırıyor. Evrensel zamanlama, zamanın doğal akışı. Kişilerin etkileme ve değiştirme şansı yok. Kişisel zamanlama ise tamamen kişinin elinde olup, bu alanda doğru zamanda doğru şeyleri yapmak önem kazanıyor.
Modacılar bir örnek. Moda sürekli değişiyor, modacılar zamanı iyi değerlendirip, hiç ihtiyacımız olmayan şeyleri satınaldırıyorlar. Coğrafî özelliklerin farkına varıp, iyi kullanmak gerekiyor. Modernlik, bilgelik; güvenilir, empatik ve gerektiğinde katı olmak liderliğin temel unsurları. İstihbarat ve ispiyonculuk savaş sanatının başka elemanları. Bazen çalışanların bile çok şey bilmesi, herşeyden haberdar olması iyi olmayabiliyor. Çinliler ülkelerine gelen Batılı mühendislerle dostluk ederek ve bira içerek birçok teknolojik ürünün ipuçlarını öğrendiler. Şirketler ve kişiler bilgiyi koruma ve kullanma konusunda çok dikkatli olmalılar. Kişi ve kuruluşların önce kendilerini çok iyi analiz edip anlamaları ve bilmeleri, daha sonra rakiplerini, çalışanlarını ve müşterilerini iyi tanımaları gerekiyor.
Savaş biliminin ünlü ismi, Karl von Clausewitz, 1834 yılında yayınlanan “Savaş Üzerine” adlı kitabıyla pazarlamacılara da, stratejistlere de ilham vermeye devam ediyor. Boston Danışma Grubu Strateji Enstitüsü’nce hazırlanan bir başka kitap, Clausewitz’in ünlü eserinden derlenen bilgilerle savaşta ve iş hayatını birbirine bağlayan strateji kavramına odaklanıyor.[2]. Kitapta bütün savaş planını kapsayan ve başka her şeye ve her faaliyete yol gösteren iki temel ilkeye işaret ediliyor:
Birinci ilke mümkün olduğunca yoğun hareket etmek, gücü mümkünse bir ağırlık merkezine indirgemek, eylem zamanı geldiğinde ilk ihtiyaç bütün kuvvetleri harekete geçirmektir. Çünkü en amaçsız faaliyet bile düşman kuvvetlerinin bir kısmını oyalar ve onları serer.
İkinci ilke mümkün olduğunca hızlı davranmak, yeterince sebep yoksa mola vermemek ve hep kestirmeden gitmektir.
Al Ries ve Jack Trout’un “Marketing Warfare” kitabı da ilk yayınlandığı 1986 yılından itibaren sürekli baskıda kalmış ve 2005 yılında, ilk kitapta yer alan ve zaman içinde doğrulanmayan değerlemelerle birlikte yeniden yayınlanmış[3]. “Bu günkü piyasalarda yerkürenin dört tarafında savaşlar patlak veriyor ve tırmanıyor. Her yerde, herkes başka herkesin işinin peşinde. Bu, pazarlama savaşının ilkelerini günümüzde her zamankinden daha önemli kılıyor. Şirketler rakipleriyle başa çıkmasını öğrenmek zorundalar. Onların güçlü yanlarına karşı kendilerini kollamasını, zayıflıklarından yararlanmasını öğrenmeliler. Örgütlerin, bunun şirketleri için bir ölüm kalım meselesi olmadığını idrak etmeleri gerekiyor. Mesele, rakibinizi kendi şirketi uğruna ölüme yollama meselesidir.”
Savaş paradigmasına dayalı stratejilere odaklanılan kitapta pazarlama savaşı konusunda özetle şu hususlar vurgulanıyor:
Bugün pazarlamanın gerçek niteliği müşteriye hizmet değil, rakiplerini kapan kıstırmak, hakkından gelmek ve saf dışı etmektir. Sözün kısası, pazarlama düşmanın rakipler ve müşterinin de fethedilecek topraklar (alanlar) olduğu bir savaştır. Pazarlamacılar da, dünya tarihinin en büyük savaşlarından kendi meslekleri için nice dersler çıkarabilirler.
Clausewitz’in ilk ilkesi kuvvet ilkesidir. Büyük balık küçük balığı yutar. Büyük ordular küçük orduları yener. Pazarlama da bu böyledir. Büyük şirketler küçük şirketleri yener.
İkinci ilkesi savunmanın üstünlüğü liklesidir. Hiçbir askeri komutan koşullar kendi aleyhindeyken çarpışmaya girmek istemez. Hangi pazarlama generali savunması sapasağlam görünen bir rakibin üzerine gider ki?
Pazarlama jargonu askerî terminolojiden gelir (özellikle satış-reklam gibi sert güce ve saldırıya dayalı faaliyetlerde). Bazı pazarlamacılar bir general gibi konuşur ve hareket ederler, ama düşünce tarzları ve planları generaller gibi olmaz. (Bir görüşe göre) artık, askerî strateji ilkelerini pazarlama harekâtlarına uygulayarak başarı şansını arttırmanın zamanı gelmiştir.
Pazarlama savaşları bir eczanenin ya da süpermarketin koridorları gibi fiziksel mekânlarda yürütülmez. Pazarlama savaşı müşteri adayının zihninde yapılır. Zihinler asıl savaş alanlarıdır. Kavranması zor ve oynak bir saha.
Pazarlama savaşlarının tek bir yolu yoktur. Dört yolu olduğu söylenebilir. İlk ve en önemli karar, bunlardan hangisinin seçileceğini belirlemektir. Seçilecek savaş türü, her firma, ürün veya sektör için kurulması mümkün bir stratejik matristeki konumuna bağlı olacaktır.
i. Savunma savaşı (stratejisi) sadece bir pazarlama liderine göre bir oyundur. Bu oyunda kilit ilke, düşmana değil, firmanın/markatın kendisine saldırmasının bir yolunu bulmaktır.
ii. Saldırı savaşı bir alandaki (pazardaki) 2. ve 3. sıradaki şirketlere uyan bir oyundur. Kilit ilke, liderin gücündeki bir içkin zayıflığı yakalayarak o noktaya vurmaktır.
iii. Pazarlama savaşının en buluşçu biçimi kanat saldırısıdır. Yıllar boyunca en büyük pazarlama başarıları kanat harekâtlarından kaynaklanmıştır. Sonuna kadar kovalamak saldırının kendisi kadar kritiktir.
iv. Pazarlama savaşında yer alan oyuncuların çoğu gerilla olmaya müsaittir. Küçük şirketler alanlarındaki devleri taklit etmeye kalkmazlarsa, son derece başarılı olabilirler.
Bugün iş dünyasında daha çok sayıda “Pazarlama Generali”ne, saha komutanına, yani bütünsel bir pazarlama programını planlama ve yönetme sorumluluğunu üstlenmeye hazır yeni insanlara şiddetli ihtiyaç duyuyor. Geleceğin pazarlama generallerinde aranan belli başlı özellikler, esneklik, zihinsel cesaret ve cüretkârlık olacaktır.”
Savaş ve pazarlama ilişkisi kapsamında şunu da ilave edelim ki, insan hayatını hedefleyen, öldürenin, yok edenin galip sayıldığı bildiğimiz savaşları kazanmak için de pazarlamanın gücünden daha fazla yararlanılması, pazarlamanın hayatın değişik cephelerinde, ekonomiden sosyal hayata, kültürden sanata, bilimden teknolojiye sahaya çıkarılması gerekiyor.



[1] Warketing konferansı sunumlarından bir derleme kitap: “Pazarlamada Zafere Giden Yol: Warketing”, MediaCat, İstanbul, 2006.
[3] Al Ries, Jack Trout, “Marketing Warfare: 20th Anniversary Edition”, McGraw-Hill, New York, 2005. Kitap, “Pazarlama Savaşı” olarak Türkçe’ye de çevrildi. Optimist, İstanbul, 2006.

3 Ağustos 2015 Pazartesi

TWITTER MARKETING / CIVILTILI PAZARLAMA

TWITTER MARKETING / CIVILTILI PAZARLAMA

(Katkıda bulunmak isteyenlere...)

Sosyal Medya türlerinden biri olan, mikro-blogging olarak da bilinen Twitter’dan pazarlama amaçlarıyla yararlanma.
Sosyal medya, en basit haliyle, içeriğinin takipçileri tarafından üretildiği bir iletişim platformudur. Yayıncılığın katılımcılığa dönüşğü bir yapılanma olarak sosyal medya, internet sayesinde hızla büyüyor ve adeta yeni bir Sosyal Ekonomi doğuyor. Sosyal medyanın diğer araçları olarak, bloglar, üyelik grupları, fotoğraf (Flicker gibi) ve video (YouTube gibi) paylaşım siteleri de yaygın.
Twitter, 2006 yılında Evan Williams, Jack Dorsey ve Biz Stone işbirliğiyle kuruldu[1]. Twitter katılımcıları, “Şu anda ne yapıyorsun?” sorusuna 140 karakterle sınırlı olarak cevap veriyorlar ve bu cevaplar anında yayınlanıyor. Üyeler ve üye olmayan herkes izleyenler veya izleyiciler olarak Twitter’ın arama imkânlarıyla, merak ettikleri konulardaki “cıvıltıları” ve merak ettikleri kişilerin o anda neler yaptıklarını öğrenebiliyor. 2010 yılında, saniyede 750 mesajın (twit) yayınlandığı, bu sayının hızla artmaya devam ettiği Twitter’deki haberleşmelerin % 20’sinin ürünler ve hizmetler hakkında olduğu tahmin ediliyordu. Firmalar da bu platformun ticarî amaçlarla kullanılabileceğini çok geçmeden fark ettiler ve değişik uygulamalar geliştirdiler.
Twitter’ın gücü ve başarısı, basit, hızlı, kolay üretilebilir, hedeflenebilir,  serbestçe izlenebilir ve hızla tepki alınabilir bir ortam olmasından kaynaklanıyor. İş ortamlarında insanların serbestçe sosyalleşebildikleri “su başı” (water cooler) sohbetlerine benzetilen Twitter, bunu dünya çapında ve elektronik hızla gerçekleştirebiliyor.
İşletmeler Twitter’dan, kendi personeli arasında ücretsiz, hızlı ve açık bir haberleşme ortamı (aracı) olarak yararlanabildikleri gibi, pazarlama amaçlı kullanımlar da hızla yayılıyor. İzleyenler ve izlenenler olarak kişiler, firmalar, markalar belli sosyal gruplar arasında kendilerini konumlandırmak, markalarını güçlendirmek, müşterileriyle ilişkilerini geliştirmek, yeni ilişkiler ve yeni müşteriler oluşturmak amaçlarıyla Twitter’ı etkin bir biçimde kullanıyorlar.
Twitter, firmaları ve piyasaları yakından izlemek isteyen kitlelerin, aralarında sosyal etkileşimler geliştirmeleri yoluyla da pazarlamacılar için izlenmesi adeta zorunlu bir platform olarak önem kazanıyor. Bu yoldan, firmalar kendileri hakkında kimlerin konuştuğunu, nelerin konuşulduğunu, şu anda kendileriyle ilgili ne gibi gelişmelerin oluştuğunu anında öğrenmek imkânı buluyorlar.
Dünya çapında sosyal ortamlardaki iletişimlerden dakika bile geçmeden haberdar olmanın önemini ve bu bilgilerin pazarlamada hangi amaçlarla kullanılabileceğine dair fırsatları görebilmek için Twitter’ı ve nasıl işlediğini yakından bilmek gerekiyor. Twitter logosunun e-ticaret sitelerinde kullanılma biçiminin satışları etkilediği biliniyor.İnsanlarla paylaşıldığında kişileri mutlu eden (parfüm, kıyafet, aksesuar...) ve tam tersi paylaşılması kişileri pek memnun etmeyen ürünlerin (akne kremi, iç çamaşırı, epilasyon aleti...) satışlarında farklı etkileri oluyor. Satın alınacak ürün herkes tarafından arzu edilecek bir şey olduğunda insanlar Twitter (veya Facebook) ikonunu gördüğünde ikonsuz ürüne kıyasla satın almaya %25 daha çok yaklaşıyorlar. Aynı şekilde saklamak istedikleri ürün sözkonusu olduğunda ise bu ikonlar aynı kişileri satın alma davranışından %25 uzaklaştırıyor. Twitter Pazarlama hakkında başka ayrıntılı tavsiyeler için bu konuya odaklanan bloglar[2] da izlenebilir.
Piyasa değeri kısa zamanda 8 milyar doları aşan Twitter’ın iş (gelir) modeli ve firmalarca kullanılma imkânları hakkında bilgi için dipnottaki kaynağa[3] başvurulabilir.
IBM’in değişik ülkelerdeki binden fazla çalışanı meslektaşları ve müşterileriyle haberleşmede, birbirlerini izlemede Twitter kullanıyorlar. Yemek servis şirketi Sodexo yönetici işe almada; ABD’de yerel bir kafe olan The Coffee Groundz kendini tanıtma, yeni müşteriler kazanma, kampanyalarını duyurmada; Dell Outlet, eldengeçirilmiş ve kampanyalı ürünlerini satmak için özel fiyatlara indirilmiş bilgisayarlarına ait haberleri duyurmada; grafik tasarımcısı Crowdspring.com küresel tasarımcı havuzundaki 12.000 serbest tasarımcının teklif vermesi ve işlerden haberdar olmaları amacıyla; Twitter Pazarlama’yı uygulayan firmalar arasında sayılıyor. İngiltere’de bir çiçekçi, interflora.co.uk, Ekim 2010’da kendince uygun bulduğu kişileri Twitter’da takip edip, “bugün işe giderken çok sıkıntılı anlar yaşadınız, neşelenmeniz için size çiçek göndermemizi ister miydiniz?” tarzı mesajlar ve ardından bir buket çiçek gönderdiği bir sosyal medya kampanyası başlatmıştı. İngiltere’de L’Oreal, biotherm.co.uk, yorgunluktan şikayet eden Twittcilere Tweet atıp soruyordu: “Görüyoruz ki, bugün sizin için çok yorucu geçmiş. Size yorgunluk karşıtı Skin.Ergetic ürünümüzden ücretsiz bir örnek göndermemizi ister misiniz?”.
Twitter’da sayıları hızla artan uygulamalardan biri olan Tweet Adder[4], kullanıcılar adına markayı veya ürünü destekleyen mesajları istenilen aralıklarla gönderiyor, verilen anahtar kelimeleri araştırıp sınıflandırıyor, izleyen/izlenen dengesini gözetiyor, neyin gündemde olduğunu takip edip bilgilendiriyor. Uygulama sayesinde firmaların faaliyetleri hakkındaki cıvıldamalar ve site trafiği arttırılıyor, benzer takipçiler anında bulunuyor, hedef alınan Twitter profilleri otomatik takip ediliyor, hızla yeni takipçiler ediniliyor.
Pazarlamakolik.com, markalar ve kurumlar için kapsamlı bir uygulama listesi öneriyor[5]:
1.      Önce bir Twitter hesabı açın.
2.      Twitter hesabınız için seçeceğiniz URL’nin benzeri olmadığından emin olun.
3.      Hesabınız için bir resim yükleyin ve profil resminizi özelleştirin
4.      Kurumsal web sitenize link verin.
5.      Kurumsal web sitenizde ve dışarıya gönderdiğiniz e-maillerde Twitter hesabınıza link verin.
6.      Twitter hesabınızın başğına markanızın adını dâhil edin.
7.      Google Keyword Tool’u kullanarak ürününüzle alakalı kelimeleri belirleyin.
8.      Twitter Bio’nuza bu kelimeleri dâhil edin.
9.      Google tarafından indekslenmek için tweetlerinizin ilk 30 harfinde bu kelimeleri kullanın.
10.    Re-tweet edilin ve re-tweetler sayesinde hesabınızdaki backlink sayısını yükseltin.
11.     İlgi alanlarına göre hedef kitlenizin özelliklerini belirleyin.
12.     Hedef kitle özelliklerinize sahip kullanıcılara ulaşmak için bu Wefollow aracını kullanın.
13.  Daha fazla kişi kategorisine ulaşmak için Twellow ve buna benzer araçları da kullanın 
14.   Twitalyzer kullanarak endüstrinizi etkileyenleri takip edin. Bu araç Twitterdaki etkileyici hesapları takip eden kişi sayısı ve lokasyon bilgileri liste halinde sunmaktadır.
16.  Ürününüz ile alakalı anahtar kelimeleri girin ve Twitter gelişmiş aramada “near this place” seçeneğini kullanarak ürününüzle ilgilenebilecek kişileri belirleyin.
18.  Web üzerinden Tweet ediyorsanız gelişmiş özelliklere ulaşmak için Twitzap kullanın.
19.   Tweetdeck sayesinde Twitter’ı masaüstünüzden kullanın ve daha organize çalışın.
21.  Geliştirilmiş bir araç olan Socialoomp’u kullanarak tweetlerinizi programlayabilirsiniz.
22.  Kolobratif tweet’ler icin Cotweet kullanın.
23.  Konularınızı takipçilerinizin “ilgi alanlarına” dayanarak secin.
24.  Twitter’da ürününüzle ilgili olan başlıkları araştırın ve çıkan sonuçlardaki kişilerle iletişim kurun.
25.  Diyaloğunuzu güçlendirmek için “#” ile etiketler (hashtags) üretin.
26.  Faydalı linkleri ve yazıları yayınlayın.
27.  Yerel trendler hakkında konuşmak için kullanın.
28. Araştırma konunuz ile alakalı hashtag’lerin (#) listesini yapın.
29. Araştırmanız için gereken etiketlenmiş bilgileri Twubs ile bulun.
30. Trendrr kullanarak araştırmanız ile alakalı olan etiketleri analiz edin.
31. Geri bildirim alın. Firmalar, müşterilerinden direkt feedback almak için Twitter’i kullanırlar.
32. Aldığınız geri bildirimlere direkt cevaplar verin.
33. Geri bildirimlerinizi organize etmek için etiketleri kullanın.
34. Twtpoll kullanarak gerçek zamanlı geribildirim almak üzere Twitter’da basit bir anket yayınlayın. 
35. Ürünlerinizin resimlerini Twitpic ile yayınlayın ve takipçilerinizden anında geribildirim alin.
36.  Twitter search aracı ile iş arayan kişileri bulun.
38.  Aradığınız nitelikteki kişilere ulaşmak için Twitter hesabınızdan görev tanımını anons edin.
39.  Kişilerin şirketinizi daha çok ilgi göstermeleri için Twitpic ile kurumsal organizasyonlarınızda ya da şirket içerisindeki aktivitelerinizde çekilmiş resimleri yayınlayın.
40.  Rakiplerinizi twitter hesabınızda takip edin.
41.  Rakiplerinizin aktivitelerine ulaşmak için Twitter search kullanın.
42.  Rakiplerinizi takip eden kişilerin durumunu analiz etmek için Tweetstats kullanin.
43.  Kendi ağınız ile rakiplerinkini karşılaştırmak için Twitterfriend kullanın.
44.   Satışlarınızı arttırmak için takipçilerinize Twitter üzerinden özel indirim kuponları verin.
45.  Twitter agenda bu indirim kuponlarını yaymak için Twtqpon’u kullanın.
46.  Cheaptweet etiketini kullanarak tweetlerinizin indekslenmesini sağlayın ve sunduğunuz fırsatları daha çok kişiye ulaştırın.
47.  Twitter’i kullanarak marka bilinirliği sağlayarak satışları arttırabilirsiniz.
48.  Twitter’da yapacağınız kampanya için öncelikli olarak amacınızı belirleyin.
49.  Kampanyanızın şeffaf olmasına dikkat edin
50.  Kampanyanıza kullanıcıların katılım sağlaması için onlardan tweetlerine hashtag eklemelerini isteyin.
51.  Kampanyanızın performansını ölçmek için Twitter trend ölçme aracı olan Trendrr’ı kullanın.
52.  Spam’den uzak durum! Takipçilerine çok fazla kampanya tweet’i göndermeyin.
53.  Kampanyanız için ROI ölçümü yapın. Bunu birçok yoldan yapabilirsiniz; kampanya sonucunda kazandığınız takipçi sayısı, satılan ürünler, web sitenize gelen yeni ziyaretçi kriterleri vb.
54.  Otomatik feed aracı olan Twitterfeed’I kullanarak blog sayfanızın trafiğini arttırabilirsiniz.
55.  WordPress eklentisi olan Comment Writer’ı kullanarak bloğunuzdaki yorumları tweet edebilirsiniz.
56.  Twitter Conversations’ı kullanarak Twitter diyaloglarınızı bloğunuza dahil edebilirsiniz. 
57.  Twitter’I kullanarak yazılarınızı viral çalışmaya döndürmek için bloğunuza retweet tuşu ekleyin. Retweet tuşunu Tweetmeme’den de ekleyebilirsiniz.
58. Birçok marka için Facebook bir pazarlama kanalıdır. Facebook ve Twitter’ı bir araya getirmek daha fazla müşteri teması ve diyaloğu sağlamaktadır.
59. Facebook hesabınıza Twitter’I eklemek için Facebook uygulaması olan Facebook Apps’ı kullanın.
60. Facebook sayfanızda çok fazla tweet yayımlayarak Facebook sayfanızın üyelerine spam mesaj göndermekten kaçının.
61. Sadece seçtiğiniz Twitter mesajlarınızı Facebook’da yayınlamak için Facebook App. kullanın.
62. Haber bültenlerinizi Twitter hesabınızda paylaşarak daha çok kişiye ulaşın.
63. Tweet SEO’nuz için haber bülteninizdeki (PR çalışmanızda) anahtar kelimeleri tweetlerinizin ilk 30 karakterinde bulunmasına özen gösterin.
64. Twitter takipçilerinizi bu haberleri başkalarıyla paylaşmaları için yüreklendirin ve haber bültenlerinizi viral kampanyaya çevirin.
65. PR çalışmalarınızı takip etmek için hashtag’ler kullanın.
66. Ücretli bir servis olan Press Releases’i kullanarak PR çalışmalarınızı en çok takip edilen habercilere iletin.
67. PR çalışmanızın ne kadar tweet aldığını analiz etmek için Trendrr kullanın.
68. Bütün kullanıcılarınıza direkt mesaj göndermekten kaçının.
69. Kullanıcılarınıza direkt mesaj göndermeden önce onların ilgi alanlarını analiz edin.
70. Göndereceğiniz direkt mesajları kullanıcılarınızın demografik özelliklerine göre şekillendirin.
71. Direct mesaj gönderirken otomatik gönderim araçlarını kullanmayın.
72. Direct mesajlarınızı mutlaka kişiselleştirin, mesajlarınıza otomatik olarak gönderilmiş izlenimi vermeyin.
73. Müşterilerinizin ihtiyaçlarını anlamak için Twitter’da markanız hakkında konuşulanları “gerçek zamanlı” olarak takip edin.
74. En basit yol olan Twitter search ile bunu yapmaya başlayabilirsiniz.
75. Monitter kullanarak markanızla ilgili çeşitli anahtar kelimeleri görüntüleyin.
76. Tek bir araç olarak Splitweet’i kullanarak birden fazla Twitter hesabını yönetebilir ve markanızı takip edebilirsiniz.
77. Radian6  gibi ücretli uygulamalar sayesinde gerçek zamanlı görüntüleme yapabilirsiniz.
79. Markanızı Twitter’da gerçek zamanlı olarak takip edin olumsuz görüşlerin yayılmasına fırsat vermeyin, alarm çalmadan önce müşterilerin tweetlerine cevap verin.
80. Farklı departmanlarda çalışan elemanlara çeşitli görevler atamak için kullanın. 
81. Localbunny’yi kullanarak otomatik olarak müşterilerinizin tweetlerine 7/24 cevap verin.
82. ROI olçumu yapmak için Twitter ile kaç tane konuya çözüm getirdiğinizi analiz edin.
83. Retweet sayıları, CTR (click through rate), takipçi sayısı gibi parametreler ile Twitter performansınızı ölçebilirsiniz.
84. Retweet sayılarınızı takip etmek icin RetweetRank’i kullanın.
85. Tweetlerinizin CTR’ini ölçmek için http://bit.ly/ gibi URL kısaltıcı programlar kullanın.
86. UTM-Google Analytics kullanın ve tweetleriniz için UTM parametrelerini ekleyerek Twitter’dan gelen web site trafiğinizi analiz edin.
87. Takipci sayınızı analiz etmek için TwitterCounter kullanın.
88. Hangi tweet’inizin size kullanıcı kazandırdığını ya da kaybettirdiğini belirlemek için TweetEffect kullanın.
90.  Authentication’i desteklemeyen hiç bir üçüncü taraf uygulaması kullanmayın.
91.  Hackerlardan hesabınızı korumak için güçlü bir şifre seçin. Güçlü bir şifre oluşturmak için Strong Password Generator’u kullanın.
92.  Twitter hesabınızda herhangi bir güvenlik açığı oluşması durumunda hemen şifrenizi değiştirin.
93.  Yabancılardan gelen direkt mesaj linklerini asla tıklamayın.



[1] Joel Comm, Twitter Power, How to Dominate Your Market One Tweet at a Time, John Wiley, 2009, s. 18–19. Yine aynı yıl yayınlanan başka kitaplar arasında David Pogue, The World According to Twitter; Tim O’Really, Sarah Milstein, The Twitter Book; Laura Fitton, Michael Gruen, Leslie Poston, Twitter For Dummies; Warren Whitlock, Deborah Micek, Twitter Revolution; Steve Weber, Twitter Marketing: Promote Yourself and Your Business on Earth’s Hottest Social Network, de sayılabilir.
[2] Bunlardan biri olarak bakınız: http://www.-twittermarketingzone.com 10.02.2010

(Üzgünüm, şimdi kontrol ettim, linkler artık çalışmıyor. Dünya ne kadar hızlı değişiyor, bir kere daha anlıyoruz...)